Yazı

Baş Dönmeleri ve Sağrılarda Yaralar- Mehmet Mansur

 Bir mit yaratmaya çalışırken bir bilmece cevaplamak

 

« To jest ruže udělená z kuže. »

(« Bu bir gül, deriden yapılmış. »)

Kafka, Günlükler, 16 Aralık, 1911

 

« Tout fleurira au bord d’une tombe désaffectée. »

(« Herşey çiçek açar terkedilmiş/duygulanımları

-alınmış bir mezarın kıyısında.)

Derrida, Resimde Hakikat

 

« Belki de ölümün koku duyusunu cezbetmek için

baruttan bir gül kullanmalıydım. »

Marquez, Tubal Kabil Bir Yıldız Dövüyor

 

« hochgeschüttet voll ihres Bodensatzes[1] » —Kafka’nın İmparator’un Haberi’nden, dünyanın merkezi (die Mitte der Welt) üzerine dört kelime, çevirisi imkansız, ama yazılmış, yazmış, o zamanlar o zamana kadar karşılaşılmamış, hala da mevcudiyete erişmemiş bir dilden, var olabilmesi için önce yazılması gereken bir şiiri çeviriyormuşçasına, mesyanik ivediliğe özgü, acilen-bir-edim-icatetme- zorunluluğunun anlayışın (alm. Verstand; fr. Entendement) basmakalıp zamansallığına, yasanın tatbikinin de yasaya öncel oluşunu vurgulayarak. Verilende/bağışta/armağanda (alm. Gabe; fr. le don; ing. gift) mevcut bulunan zaptedilemez bir cömertlik, bir aşırılık nedeniyle, yasayı kendi otonomisinde içselleştirmek, onun aşkınlığını kendi matrisinde üretmek zorunda kalan özne, kendini bu Kantçı zorunluluğun yasasına yalnızca « yasa dışı » bir müdahale ile uyulabileceği gerçeğiyle karşı karşıya bulur. Söz konusu edim, önce bir sebep bulmanın, sonra gerçekleştirmenin, sonrasında ise « Akıl’a » (Vernunft) uygun olduğu için uygulamanın gerekliliğini dayatan bir edim değil. « Önce anlayacağız ve (sonra) yapacağız (nichma vénaassé) » diyen, yalnızca yasayı duyduktan/anladıktan sonra boyun eğen bir öznenin değil, tam tersine, « bükülmez boynuyla[2] » yasaya, mutlağa direkt yürür gibi yaklaşma cesaretini gösterebilen, bunun için karşılığında kendisinin bir takas nesnesine dönüşmesi pahasına bedeninden bir parça verebilen (objet petit a), « önce yapacağız ve (sonra) anlayacağız (naassé vénichma)[3] » diyebilen bir öznenin edimi. İşte bu yüzden, « schicksalsvolle (kaderle dolu/geleceği etkileyecek) sokağın[4] » sonuna gelip duraksadığında « aslında Wese’nin daha ileri gitmesi an und für sich sehr vernünftig (kendi içinde ve kendi için çok akla uygun) bir hareket [5]» olsa da « o, Schmar’ın bıçağına doğru » ilerliyor (Kardeş Katili).



[1] Franz Kafka, Yakılmamış öyküler, çev. Güneş Soybilgen, İstanbul : Yitik Ülke yayınları, 2017, s.119. Bundan böyle « Y.Ö. ». Bu bölüm « üst üste yığılmış ve tortu dolu » şeklinde çevrilmiş : böylesi dört kelime karşısında bu çevirinin ve her çevirinin zorunlu yetersizliğini vurgulayabilmek için onu Almanca haliyle bırakıyor ve metinde anlamının açılacağını umuyoruz. Metnimizin ele aldığı temel konulardan biri Kafka’nın çevrilmesi imkansız dili olduğundan, kimi zaman Türkçe’de mevcut olan çevirilere başvuracağız, kimi zamansa kendi çevirimizi yapacağız. Kendi çevirimizi yaptığımızda dipnota önce mevcut Türkçe çevirisindeki sayfayı ekleyeceğiz sonra da yanına « benim çevirim » manasına gelen B.Ç. koyacağız.

[2] Midraş Shemot, 32-9.

[3] Tevrat, Çıkış, 24. bkz. Emmanuel Levinas, Quatre lectures talmudiques, Paris : Minuit, 1976, p.93; Laurence Podselver, Retour au judaïsme ?: Les loubavitch en France, Paris : Odile Jacobe, 2010, p.217; Danielle Cohen-Lévinas, Shmuel Trigano, Emmanuel Lévinas, philosophie et judaïsme, Paris : In Press, 2002, p.42. Ayrıca, bükülmez boyun ve naassé vénichma’nın Levinas üzerinden beraber okunabilmesine dair bir başka eser için —yazımızda bu olağanüstü eserden başka bir yol izliyor olsak da— bkz. Gérard Bensussan, Le Temps Messianique, Paris : Vrin, 2001, s.172-179.

[4] Y.Ö., s.106.

[5] age., s.107.

Etiketler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
error: Content is protected !!