Çeviri

Fliess ile Mektuplaşmalardan Seçmeler: L, M ve N Taslakları (1897)- Sigmund Freud

L Taslağı [Notlar I][1]

Histerinin Mimarîsi

Hedef birincil (primal) sahnelere ulaşmak (geri dönmek) gibidir. Birkaç vakada bu hedefe doğrudan ulaşılmıştır lâkin diğerlerinde ancak dolambaçlı bir yoldan, düşlemler ile bu mümkün olmuştur. Zira düşlemler bu anıların önüne set çekmek maksadıyla inşa edilmiş psişik cephelerdir.[2] Aynı zamanda düşlemler anıları düzenlemeye, onları yüceltmeye yönelik eğilime hizmet ederler. Duyulan şeylerden uydurulurlar ve sonradan kullanılırlar; böylelikle tecrübe edilen ve duyulan, geçmiş olayları (ebeveynlerin ve ataların tarihinden) ve kişinin kendisince tecrübe edilen şeyleri bir araya getirirler. Tıpkı rüyaların görülen şeylere dair oluşu gibi duyulan şeylere dairdirler. Rüyalarda, tabii, hiçbir şey duymaz yalnızca görürüz.

Hizmetçi Kızlarca Oynanan Rol

Yoğun bir suçluluk yükü, kendini kınamalar (hırsızlık için, kürtaj için vesaire) ile birlikte [bir kadın için] düşük ahlâka sahip, sıklıkla onun tarafından babası ya da erkek kardeşi ile cinsel olarak ilişkilendirilen kıymetsiz kadınlar olarak hatırlanan kimseler ile özdeşleşmek[3] ile mümkündür. Ve düşlemlerde bu kızların yüceltilmesinin bir sonucu olarak bu düşlemlerdeki diğer kişilere en umulmadık suçlamalar yöneltilir. Ayrıca yine fuhuş (sokakta yalnız başına kalma) korkusu [yani bir fahişe olma korkusu], yatağın altında saklanan bir adamdan korku vesaire hizmetçi kızlara işaret eder. Kızının kendini aşağılaması sebebiyle bir aile reisinin bir hizmetçi kız önünde alçalarak onun gönlünü almasında trajik bir adalet vardır.

Mantarlar

Geçtiğimiz yaz, bir çiçeği koparmaktan ve hatta bir mantarı kökünden sökmekten bunun yaşayan tohumların tahrip edilmesini istemeyen Tanrı’nın buyruğuna aykırı olması sebebiyle korkan bir kız vardı. – Bu, annesinin cinsel ilişki sırasındaki önlemlere aykırı olan dinî düsturlarından doğmuştu zira bunlar yaşayan tohumların ölmesi manasına geliyordu. “Süngerlerin”[4] (Paris sponges) bu önlemlerin arasında açıkça bahsi geçiyordu. Nevrozunun esas içeriği annesiyle özdeşleşmesiydi.

Acılar

Bunlar takılmanın (fixation) gerçek bir hissi değil, kasıtlı bir tekrarıdır. Çocuk, şimdi ağrılı bir nokta olan ve vaktiyle bir takılmaya yol açacak şekilde bir köşeye doğru bastırılan bir sahneyi tekrarlamak maksadıyla bir köşeye, bir mobilyanın bir parçasına vesaire çarpar ve böylelikle ad genitalia bir teması gerçekleştirir.

Psişik Kişiliklerin Çokluğu

Özdeşleşme olgusu belki de bizim bu ifadeyi harfiyen ele almamıza izin verir.

Paketlenmek (Wrapping-up)

Mantar öyküsünün bir devamı. Kız, kendisine verilen her nesnenin paketlenmesinde ısrar ediyordu. (Kondom).

Düşlemlerin Çeşitli Hâlleri – Ayrıca YENİDEN [ESAS TECRÜBEYE] Bağlanırlar mı?

Hastanın hastalanmak istediği ve rahatsızlığına sarıldığı durumlarda bu sıklıkla ortaya çıkar zira bu rahatsızlık kendi libidosu karşısında koruyucu bir silah olarak değerlendirilir – yani, hasta kendisine güvenmez. Bu aşamada mnemik belirti savunmaya yönelik bir belirti hâline gelir; iki aktif akım birleşir. Erken aşamalarda belirti libidonun bir sonucu, kışkırtıcı bir belirtiydi. Belki de bu aşamaların arasında düşlemler savunmaya hizmet eder.

Düşlemlerin inşasının yolunu, zamanını ve malzemesini takip etmek mümkündür. Akabinde, düşlerin inşasına benzerlikleri yakından görülecektir. Fakat düşlemlerin biçiminde [sunumunda] verili bir gerileme (regression) söz konusu değildir, yalnızca ilerleme vardır. Rüyalar, düşlemler ve yeniden üretim arasındaki ilişkiye dikkat et.[5]

Bir Başka İstekli Düş

“Zannediyorum ki bunun istekli bir düş olduğunu söyleyeceksiniz”, dedi E. “Bir hanımefendi ile kendi evime gelir gelmez bana at arabasına binmemi emreden bir polis memuru tarafından tutuklandığımı düşümde gördüm. İşlerimi yoluna koymak için biraz vakit istedim, vesaire…” – “Biraz daha detay.” – “Hanımefendiyle geçirdiğim gecenin sabahıydı.” – “Korkmuş muydun?” – “Hayır.” – “Ne ile suçlandığını biliyor muydun?” – “Evet. Bir çocuğu öldürmekle suçlanmıştım.” – “Bunun gerçekle bir alakası var mı?” – “Bir keresinde bir kaçamağın sonucu olan bir çocuğun kürtajından sorumlu olmuştum. Bunun hakkında düşünmeyi sevmiyorum.” – “Peki, sabah, rüyadan evvel bir şey oldu mu?” – “Evet. Uyandım ve ilişkiye girdim.” – “Ama korundunuz?” – “Evet, geri çekilerek.” – “Öyle ise bir çocuk yapmış olabileceğinizden korktunuz ve düş size hiçbir şeyin olmamış olmasına yönelik isteğinizin gerçekleştiğini ve çocuğu bir tomurcuk iken budadığınızı gösteriyor. Böylesi bir coitus’un ardından ortaya çıkan kaygı hissini rüyanızın malzemesi olarak kullandınız.”[6]

  

M Taslağı [Notlar II][7]

Histerinin Mimarîsi

Muhtemelen şöyledir: Kimi sahneler doğrudan, kimi sahneler ise yalnızca düşlemlerin önlerine serdiği yol ile erişilebilirdir.[8] Sahneler artan dirence istinaden düzenlenir: Evvela, nispeten daha hafifçe bastırılmış olanlar, daha ciddi bir biçimde bastırılmış olanlarla ilişkili oldukları için natamam bir hâlde de olsa, açığa çıkarlar. [Analitik] İş tarafından bellenmiş yol öncelikle sahnelerin ya da civarlarının döngülerine inecek, akabinde her seferinde biraz daha derindeki belirtiye doğru inmeye devam edecek şekilde ilerler. Sahnelerin pek çoğu birkaç belirtide bir araya geldiği için, bizim yolumuz aynı belirtilerin arka plandaki düşünceleri boyunca tekrarlayan döngüleri gerçekleştirir.

 

1. Şekil[9] 

Bastırma

Bastırılan öğenin daima esasen dişil olduğundan şüphe edilir. Bu, erkekler gibi kadınların da kadınlar ile yaşadıkları deneyimleri erkekler ile yaşadıklarına nazaran daha kolay bir biçimde kabul etmeleri ile doğrulanmıştır. Erkeklerin bastırdığı şey esasen pederastik (sübyancı) öğedir.[10] 

Düşlemler

Düşlemler, belirli eğilimlere binaen, tecrübe edilen ve duyulan şeylerin bilinçdışı bir birleşiminden ortaya çıkarlar. Bu eğilimler onlar sebebiyle belirtilerin ortaya çıktığı ya da çıkabileceği anıları erişilmez kılmaya yöneliktir. Düşlemler, bir başkasıyla bileşik olan bir kimyasal yapının ayrışımına benzer olarak bir birleşim ve saptırma süreci ile inşa edilirler. Birinci türden bir saptırma bilhassa kronolojik ilişkilerin hiçe sayıldığı bir parçalama süreci ile anının tahrifini içerir. (Kronolojik düzeltmeler bilhassa bilinç sisteminin aktivitesine bağlı gözükür). Akabinde görsel sahnenin bir parçası işitsel bir parçaya eklenir ve düşlemi oluştururken geriye kalan parça başka bir şeye bağlanır. Bu yol ile daha erken bir ilişkinin izini sürmek imkânsız hâle gelir. Düşlemlerin bu şekildeki inşasının neticesi olarak (uyarılma dönemlerinde) mnemik belirtiler kesilir. Bunların yerine savunmaya tâbî olmayan bilinçdışı kurgular mevcuttur. Şimdi, şayet böylesi bir düşlemin yoğunluğu onu bilinçli hâle gelme yoluna sokacak olursa bu düşlem bastırılır ve bir belirti düşlemden onun kurucu anılarına geriye doğru bir güç/dürtü ile üretilir.

Tüm kaygı belirtileri (fobiler) düşlemlerden bu yol ile türetilir. Yine de bu belirtileri basitleştirir. Belki de ileriye doğru üçüncü bir hareket ve belirtileri inşa etmenin itkileri (Impulsen) inşa etmekten[11] türetilen üçüncü bir yolu olabilir.

Uzlaşı-Yer Değiştirmenin Çeşitleri

Çağrışım yolu ile yer değiştirme: histeri.

(Kavramsal) Benzerlik yolu ile yer değiştirme: takıntılı nevroz (savunmanın gerçekleştiği yerin ve belki de zamanın niteliğidir).

Nedensel yer değiştirme: paranoya.

Olayların Özgün Akışı

Bastırılanın uyarılışının tesadüfî olmayıp gelişimin yasalarını takip ettiğinden şüphelenmek için geçerli sebepler mevcuttur. Dahası, bu bastırma yakın tarihli olandan geriye doğru ilerler ve öncelikle en son olayları etkiler.

Histeri ve Paranoyada Düşlemlerin Farkı

İkincisi düzenlidir ve her biri bir diğeri ile uyumludur; ilki, bir diğerinden bağımsızdır ve onunla çelişkilidir-ondan yalıtılmıştır ve sanki (bir kimyasal süreç ile) kendiliğinden üretilmiştir. Bu ve zamanın niteliğine kayıtsızlık hiç şüphesiz önbilinçteki ve bilinçdışındaki etkinlik arasındaki ayrım için esastır.

Bilinçdışında Bastırma

Önbilinç ve bilinçdışı arasındaki bastırmayı hesaba katmak kâfi değildir. Ayrıca, bilinçdışı sisteminin kendisindeki bastırmayı da göz önünde bulundurmalıyız. Ziyadesiyle önemli fakat yine de bir o kadar belirsizdir.

Tıpkı sahneler için olduğu gibi düşlemler için de onların sayılarını ve türlerini belirleyebileceğimize dair büyük umutlar vardır. Yabancılaşmanın romansı ile sıklıkla karşılaşılır ve bu mevzubahis akrabaları lekeleme (bastardizing) aracı olarak hizmet eder. Agorafobi, bir kez daha bu aile romansına dönen fuhuş romansına bağlı gibidir. Böylelikle tek başına dışarı çıkmayan bir kadın, annesinin sadakatsizliğini öne sürer.

 

N Taslağı [Notlar III][12]

İtkiler[13]

Ebeveynler karşısındaki düşmanca itkiler (onların ölmesine yönelik bir istek), nevrozların kurucu yapı taşlarından bir tanesidir. Takıntılı fikirler hâlinde bilinçli olarak açığa çıkarlar. Paranoyada, zulüm görme sanrılarındaki (yöneticilere ya da hükümdarlara yönelik patolojik bir güvensizlik) en kötü şey bu itkilere tekabül eder. Ebeveynlere yönelik şefkatin etkin olduğu vakitlerde – onların hastalandığı yahut öldüğü vakitlerde – bastırılmışlardır. Böylesi durumlarda bir kimsenin onların ölümü ile kendini suçlaması yahut kendisini onların mustarip olduğu hâller [hastalığın hâlleri] ile histerik bir şekilde (cezalandırma düşüncesinin aracılığı ile) cezalandırması yasın bir tezahürüdür. Burada vuku bulan özdeşleşme, görebileceğimiz üzere, bir düşünce biçiminden başka bir şey değildir ve bizi bir güdü aramak zorunluluğu hususunda rahata erdirmez.[14]

Bu ölüm isteği oğullarda babaya, kız çocuklarında ise anneye yöneltilmiş gibidir.[15] Bir hizmetçi-uşak evin erkeği ile evlenebilmek için evin hanımının ölmesini isteyerek bundan bir aktarım geliştirir. (Krş. Lisl’ın Martha ve benim hakkımdaki rüyası.)[16]

İtkiler ve Düşlemler arasındaki İlişki

Görünüşe göre anılar çatallanır: bir parçaları bir kenara bırakılır ve düşlemlerle değiştirilir; daha erişilebilir olan diğer parça doğrudan itkilere yol açar gibidir. Daha sonraları itkilerin düşlemlerden de doğması, mümkün müdür?

Benzer şekilde, takıntılı nevroz ve paranoya ex aequo [eşit koşullarda] histeriden doğar ki bu aralarındaki uyumsuzluğu açıklar.[17]

İnancın Yer Değişimi (Transposition)

İnanç (ve şüphe) tamamen ego sistemine (B.) ait bir fenomendir ve Bd.’da bir karşılığı yoktur. Nevrozlarda inanç yerinden edilir (displaced); şayet yeniden üretim yolunu zorlar ve – ceza olarak denilebilir – savunmacı bir malzeme ile yeri değiştirilirse bastırılmış malzemeye doğru reddedilir. Esas kocasını sevmeyecek olan Titania, bunun yerine aşkını Bottom’a, hayalî eşeğe bağışlamak zorunda kalır.[18]  

Şiir ve Fine Frenzy[19]

Şiir sanatının [yaratıcı yazımın] mekanizması histerik düşlemlerinki ile aynıdır. Goethe Werther‘i için tecrübe ettiği (Lotte Kästner’e olan aşkı) ve duyduğu bir şeyi (ölümü kendi elinden olan genç Jerusalem’in[20] kaderi) bir araya getirmiştir.[21] Muhtemelen kendi canına kıyma fikriyle oynuyordu ve kendisini ona kendi aşk hikâyesinden bir motifi ödünç veren Jerusalem ile özdeşleştirebileceği bir nokta bulmuştu. Bu düşlem sayesinde kendisini tecrübesinin sonuçlarından korudu.

Dolayısıyla Shakespeare şiir sanatı ve deliliği yan yana getirmekte haklıydı (fine frenzy).[22]

Belirtilerin İnşası için Güdüler

Hatırlamak hiçbir zaman bir güdü değildir. Bir yol, bir yöntemdir. Belirtilerin inşası için ilk güdü, kronolojik olarak, libidodur. Böylelikle belirtiler, rüyalar gibi, isteklerin yerine getirilişidir.[23] 

Sonraki evrelerde libido karşısındaki savunma Bd.’da da kendisine yer bulur. İstek-gerçekleştirimi bilinçdışı savunmanın gereklerini yerine getirmelidir. Şayet belirti cezalandırma (kötücül bir itki için) ya da güvensizlik yoluyla kendini-engelleme olarak işlerse bu olur. Sonrasında libidonun ve bir cezalandırma olarak istek-gerçekleştiriminin güdüleri birikerek eyler. Bu noktada dışavurmaya (abreaction) yönelik genel eğilim ve bastırılanın hücumu açıktır ve buna diğer iki güdü eklenir. Sonraki aşamalarda, bir yandan karmaşık psişik yapıların anılardaki yeri değiştirilir (displaced from the memories) ve diğer bir yandan Önb.’ten (ego) doğan savunma bilinçdışına doğru yolunu zorlar, böylelikle bu savunma da çokparçalı (multilocular) hâle gelir.

Belirtilerin özdeşleşme yoluyla inşası düşlemlerle – yani, onların Bd.’da bastırılışıyla – paranoyada egonun değişimine benzer şekilde ilişkilidir. Kaygı feveranı bu bastırılmış düşlemlerle ilişkili olduğundan libidonun kaygıya dönüşümünün ego ve Bd. arasındaki savunmadan değil Bd.’nın kendisindeki savunmadan kaynaklandığı sonucunu çıkarmalıyız. Dolayısıyla, buradan Bd. libidonun da var olduğu sonucu çıkar.

İtkilerin bastırılışı kaygıyı değil de depresyon-melankoliyi üretir gibi gözükür. Bu yol ile melankoliler takıntılı nevroz ile ilişkilidir.

“Kutsallığın” Tanımı

“Kutsallık”, daha geniş bir topluluğun yararına binaen, insanların cinsel özgürlüklerinin bir kısmını kurban etmesine ve[24] sapkınlıklara düşkünlükten keyif alma özgürlüklerine dayanan bir şeydir. Ensest korkusu (dinsiz bir şey), toplumun cinsel yaşamının bir sonucu olarak ailenin üyelerinin sürekli birlikteliği ve yabancılarla etkileşime geçmeye muktedir olamayışlarına dayanır. Dolayısıyla ensest antisosyaldir – medeniyet bu ilerlemeci feragate dayanır. “Üstinsan’ın” aksine.[25]

 

Çeviride Standard Edition’ın I. Cilt’inin 1966 tarihli baskısı esas alınmıştır. Köşeli parantez içerisindeki dipnotlar S.E. editörlerine, sonlarında “ç.n.” ibaresi bulunan dipnotlar ise bana aittir.  

 

Çeviren: İbrahim Şahin Ateş

 

[1] [2 Mayıs 1897 tarihli 61. Mektup’a ilişiktir. – Freud yaşamı boyunca aklına gelen bağlantısız düşünceleri gün gün not etmek alışkanlığına sahipti. M ve N taslakları bunun diğer örnekleridir ve yaşamının son günlerinden oldukça benzeri bir şey daha ondan geriye kalmıştır (1941f [1938]), Standard Ed., 23, 299.]

[2] [Düşlemlerin işlemlerine ilişkin çok daha ayrıntılı bir açıklama Düşlerin Yorumu’nun 1. Kısım’ının 6. Bölüm’ünde bulunabilir (1900a, Standard Ed., 5, 491-3.]

[3] [Krş. Freud’un Rüyaların Yorumu’nda bu kelimeyi kullanışına ilişkin editörün notu, Standard Ed., 4, 151. Bu kelime, bu mektuptan evvel, 8 Şubat 1897 tarihli 58. Mektup’ta kullanılmıştır (bu mektup bu cilde dahil değildir) ve bu tarihlerdeki çeşitli mektuplarda, kayda değer şekilde 125. Mektup’ta, görülür.]

[4] [Bir doğum kontrol biçimi. Almanca “Schwämme” kelimesi hem “mantar” hem de “sünger” manasına gelir.] Gebeliği önleyici süngerler, geçmişi yüzlerce yıl öncesine dayanan doğum kontrol yöntemlerinden birisidir. Rahim ağzına yerleştirilirlerdi ve böylelikle spermayı emerlerdi. Bkz. “Lemons, Spnonges, and Other Old Forms of Birth Control” – National Geographic: https://www.nationalgeographic.com/science/article/160219-pictures-zika-pope-francis-birth-control-contraception (Erişim tarihi: 28.02.2021), ç.n.

[5] [Freud’un çoktan kendisinin düş teorisinin kimi esas hatlarına vardığı görülecektir.]

[6] [Bu düşün çok daha ayrıntılı bir açıklaması Düşlerin Yorumu’nun IV. Bölüm’ünde sunulur (burada rüya “bir hastaya değil, tanışık olunan zeki bir hukukçuya” atfedilir), Standard Ed., 4, 155-7.]

[7] 25 Mayıs 1897, Viyana tarihli 63. Mektup’a ilişiktir.]

[8] [Krş. 61. Mektup.]

[9] [Şeklin solundaki kelimeler, “Szenen” ve “Triefe der Verdrängung” Anf.’deki (s. 217) yeniden çizimde atlanmıştır. Tüm noktalı çizgiler, oklar ve rakamlar ve belirgin olan “Arbeit” (Work; İş) kelimesi ve onun yanındaki çizgi esasen kırmızıdır. Şeklin sağ tarafında kalan kelimeler Anf.’te buradaki yerlerinden kaldırılmış ve metne dahil edilmiştir.]

[10] [Freud burada “bastırma sürecinin cinselleşmesine” yönelik bir görüşe eğilimli gibidir. Bu görüşü 75. Mektup’ta çoktan terk etmiş ve daha sonraki yazılarında bu görüşü sıklıkla tartışmıştır. Krş. “Bir Çocuk Dövülüyor’un” son paragrafları, (1919e), Standard Ed., 17, 200 vd. Buradaki görüş, mevzubahis makalede tartışılan iki görüşten Adler’inkine Fliess’inkine olduğundan daha çok benzemektedir. Ayrıca, bkz. “Analysis Terminable and Interminable’ın” (1937c) sonu, Standard Ed., 23, 250 vd.] “75. Mektup’un” çevirisini bu web sitesinde daha önce yayınlamıştık. Bkz. “Mektup 75 (1897) – Sigmund Freud”: https://www.felsefesanatpsikanaliz.com/mektup-75-1897-sigmund-freud/ Ayrıca, “Bir Çocuk Dövülüyor’un” editör tarafından işaret edilen sayfaları için krş. Sigmund Freud, Psikopatoloji çev. Hakan Atalay içinde ““Bir Çocuk Dövülüyor” (Cinsel Sapkınlıklarının Kökeninin İncelenmesine Katkı) (1919), (İstanbul: Payel, 2013: 174 vd)., ç.n.

[11] [El yazmalarındaki “Impulsbildung” ifadesi Anf.’de yalnızca “Impulsen” olarak yer alır.]

[12] [31 Mayıs 1897, Viyana tarihli 64. Mektup’a ilişiktir.]

[13] [Esas metinde “Impulse”. “Impulse” Freud tarafından çok da sık olmayarak “regung’un” eş anlamlısı olarak kullanılır. Örneğin Yeni Giriş Konferansları’nın XXXII. Ders’ine bakınız (1933a), G.W., 15, 105 (Standard Ed., 22, 98). Burada iki kelime görünüşe göre hiçbir ayrım olmadan birbirlerinin yerine kullanılır. Her iki kelimenin de bu baskıda “impulse” olarak çevrilmesi belki de talihsizliktir.]

[14] [Uzun bir aranın ardından burada ima edilen mekanizma “Yas ve Melankoli’de” (1917e) detaylandırılmıştır, Standard Ed., 14, 240.]

[15] [Belki de Freud’un Ödipus karmaşasına ilişkin ilk imasıdır. Beş ay kadar sonra, 71. Mektup’ta bütünüyle ortaya çıkar.]

[16] [Bu rüya kaybolmuş gibidir. Lisl Freudların mürebbiyesiydi.]

[17] [Krş. “46. Mektup”.]

[18] Gönderme Shakespeare’in Bir Yaz Gecesi Rüyası oyununadır.

[19] [Son iki kelime esas metinde de İngilizcedir.]

[20] Kastedilen kişi on sekizinci yüzyılda yaşamış Alman hukukçu Karl Wilhelm Jerusalem’dir, ç.n.

[21] [“M Taslağı” ile karşılaştırınız.]

[22] Gönderme yine Bir Yaz Gecesi Rüyası’nadır (5. Perde, 1. Sahne). Can Yücel çevirisinden (İstanbul: Remzi 1998, 97):

“Şairin gözleri heyecandan fınl fınl döner yuvalarında;

Gökteyken yere iner, yerden göğe fırlar durmadan.”, ç.n.

[23] [Bu 1895’teki Proje’de çoktan ima edilmiştir.]

[24] [Anf.’te atlanmıştır, 223.]

[25] [Bu paragraf Freud’un sosyoloji üzerine sonraki yazılarının çekirdeğini içerir. Örneğin bkz. ““Civilized” Sexual Morality” (1908d), Standard Ed., 9, 186-7 ve Uygarlığın Huzursuzluğu’nun (1930a) VII. Bölüm’ü. “Heilig” kelimesi üzerine bazı yorumlar Musa ve Tektanrıcılık’ın (1939a) Üçüncü Deneme’sinin II. Kısım’ında (D) bulunabilir, Standard Ed., 23, 120.]

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu