Blog

Kişisel Gelişime Bağımlı Olabilir Misiniz?- Jodi Clarke

Kişilerin dışarıdan müdahaleler ile oldukları hallerinden daha “iyi” bir versiyonlarına dönüşme yönündeki sürekli istekleri hayatın olağan bir parçası haline gelmiş durumda. Hatta bu dönüşüm isteği ve çabasının artık bir baskı unsuru haline geldiğini söylersek pek de yanılmış olmayız. Söz konusu baskıyı hem yaratıp hem de ondan faydalanarak her geçen gün daha da büyümekte olan dönüşüm endüstrisinin önemli bir parçası da kişisel gelişim. Kişisel gelişim endüstrisi günümüzde öyle büyük ve kapsamlı bir hal almış durumda ki, artık asıl amacından tamamı ile koparılmış gelişim programları; kitaplar, eğitim videoları ya da internet siteleri aracılığı ile her an hazır şekilde tüketicilerini bekliyor. Fakat bu endüstrinin bilinçli olarak yaratmış olduğu dönüşüm baskısı elbette bir takım yıkıcı etkileri de beraberinde getiriyor. Kişisel gelişim bağımlılığı bu etkilerden yalnızca bir tanesi.

Kişisel gelişim bağımlılığı konusunda daha fazla bilgi edinmek isteyenler için Jodi Clarke tarafından kaleme alınmış ve 12 Kasım 2020 tarihinde verywellmind.com sitesinde yayınlanmış olan “Can You Be Addicted to Self-Improvement?” başlıklı yazıyı Türkçeye çevirdim.

Kişisel Gelişime Bağımlı Olabilir Misiniz?

Kişisel gelişim, hayatımızı daha iyi yaşamak konusunda bize yardımcı olarak esenliğimize çok iyi gelebilir. Akranlarımıza ayak uydurmak, günlük yaşamımızda üretken hissetmek ve diğerleri ile anlamlı bir şekilde iletişim kurmak istemek oldukça doğaldır. Bununla birlikte, böyle biri olamama ya da bunları yapamama korkusu, devamlı bir gelişimi arama yönünde ezici bir dürtü yaratabilir.

Günlük hayatımızda etrafa bakınıp diğer insanların ne yapıyor olduğunu fark eder ve aynı zamanda bizim de yapmamız gerekenin böyle bir şey olduğuna dair varsayımlarda bulunuruz. Ayrıca benimsememiz ve kendimize aitmiş gibi içselleştirmemiz gerektiği fikrini dayatan kişisel gelişim programlarına dair reklamlar görür veya duyarız. Tüm bu durumun içinde biraz kaybolmuş, bunalmış ve kişisel gelişimimiz için ne kadar zaman harcıyor olursak olalım yine de bunu asla yeteri kadar gerçekleştiremiyormuş gibi hissetmek olağandır.

Kendini Geliştirme Alanları

Hayatınızı gözden geçiriyor ve geliştirmek isteyebileceğiniz birkaç değişik alan fark ediyor olabilirsiniz. Kişisel gelişim endüstrisi bu kadar büyükken, iyi yaşama arayışınızda yalnız olmadığınızdan emin olabilirsiniz! Genellikle kişisel gelişim dendiğinde akla gelen beş temel alan vardır ve bu alanlar aşağıda listelenmiştir.

  1. Sağlık ve spor: Kilo verme, günlük egzersizleri arttırma, kan basıncını düşürme
  2. Öz bakım: Verimliliği arttırma, ertelemeyi azaltma, meditasyon
  3. Akıl sağlığı: Farkındalık, minnettarlık, stresi azaltma
  4. İlişkiler: Flört, ayrılıkların üstesinden gelme, aşkı bulma
  5. Eğitim ve/veya kariyer: İş arama, terfiler, kariyer arayışı

Elbette bu alanların her birinde, burada listelenen örneklerin ötesinde yaşamlarımızı nasıl iyileştirebileceğimize dair çeşitli fikirler mevcuttur. Ayrıca her fırsatta, nasıl daha iyi olabileceğimize veya bir şeyleri daha iyi yapabileceğimize, bazı şeyleri nasıl artırıp diğerlerini nasıl azaltacağımıza ve bir şeyden nasıl daha fazla veya daha az olabileceğimize dair mesajlarla bombardımana tutulmaktayız.

Aslında iyi yaşama yönündeki istek özü itibari ile kötü değildir. İnsan, doğumundan ölümüne kadar büyümek ve gelişmek için tasarlanmış gibidir. Gelişmiyor olmak yaşamımızın durgun olduğunu, daha az önemli olduğumuzu ya da sosyal olarak geride kalacağımızı hissetmemize neden olabilir. İnsanlar olarak bu korkuların hayatımıza hâkim olmasını önlemek için elimizden geleni yaptığımızdan emin olmak isteriz. Bu noktada kişisel gelişim, sürüye ayak uydurduğumuzdan, hatta ona liderlik ettiğimizden emin olma yolunda anahtar rol oynuyormuş gibi hissettirebilir.

Problemin İşaretleri

Kişisel gelişim arayışının hayatınızda sorunlara neden olabileceğine dair çeşitli göstergeler vardır.

Zaman. Kişisel gelişim için harcanan zaman, bu konudaki çabanın artık çok fazla olmaya başladığını anlamanın en bariz yollarından biri olabilir. Haftada, ayda veya yılda bir kişisel gelişim için ayrılmış özel bir zaman dilimi hem sağlıklı olup hem de hayatınızı yaşamanıza yeterli alan verebilir. Fakat kişisel gelişim çabalarımız boş zamanımızın çoğunu tüketen bir şeye dönüşürse, bu çabalar karşısında yenik düşmeye başlamışız demektir. Hatta bazen kendinizi geliştirmeye odaklanmak için sosyal toplantılardan, etkinliklerden ve yükümlülüklerden vazgeçtiğinizi bile görebilirsiniz. Kendinizi geliştirmeye odaklanmanın bir sonucu olarak önceden verilmiş sözleri tutamadığınızı ya da iş yerindeki veya evdeki sorumluluklarınızı yerine getiremediğinizi fark ettiğinizde, bu durum kişisel gelişim çabasının hayatınızın çoğunu kontrol etmesine izin verdiğinizin bir işareti olabilir.

Odaklanma Eksikliği. “Daha iyi” olma yönündeki çabamız esnasında hedefler belirlemiş olmak ile amaçsız hissetmek arasında fark vardır. Odağımız olmadığı zaman, nereye gittiğimizi veya oraya ulaşmak için gerekli eylem adımlarının ne olduğunu bilemeyiz. Bu durumlarda tek bildiğimiz olduğumuz yerde kalmak istemediğimizdir. Kişisel gelişim çabalarımız da bizi amaçsız hissettirir ya da sürekli olarak bir alandan diğerine atlamamıza neden olursa, bu durum kontrolü kaybediyor olabileceğimizi bize bildirmek için iyi bir işaret olabilir. 

İtkisel Karar Verme. Diğer alışkanlıklar gibi, kişisel gelişim de heyecan verici bir alışkanlık olabilir. Bu konuda sürekli olarak yeni ve daha fazla program tasarlandıkça ve çok çeşitli konulardaki programlar ulaşılabilir hale geldikçe, bir sonraki yeni programa katılmak bizim için oldukça cezbedici olabilir. Durumu daha da baştan çıkarıcı hale getiren şey ise çoğu kişisel gelişim programının internet üzerinden hızla ulaşılabilir şekilde sunulmasıdır. Sosyal medya ve uygulamaların da yardımı ile istenilen her an satın alınabilen ve kullanılabilen bir dolu yeni kişisel gelişim programı seçeneği sunulmaktadır. Kendimizi yeni bir uygulamayı satın alırken ya da yeni bir eğitime kaydolurken bulduğumuz her an, aynı zamanda kişisel gelişim alanında karar verme mekanizmamızı kontrol etmekte zor zamanlar yaşıyor olduğumuzun da bir göstergesi olabilir.

Asla Tatmin Olmuş Hissetmeme. Elbette kendimizi geliştirmek ve harika hayatlar yaşamak istemek kötü bir şey değildir. Öte yandan, bütün çabalarımız düşüncelerimizi, davranışlarımızı ve genel olarak yaşamlarımızı geliştirmeye odaklanırsa, kim olduğumuzla ilgili kutlanacak iyi bir şey olup olmadığını merak etmeye başlayabiliriz. Kişisel gelişim, kendimize sürekli olarak asla “yeterli” olmadığımıza dair bir mesaj gönderiyormuşuz gibi hissettirerek bize ağır gelmeye başlayabilir. Bu durum sadece kimi zaman bunaltıcı ve yorucu hissettirmekle kalmaz, aynı zamanda asla hedefe ulaşamayacağımıza ya da yeterli olmayacağımıza dair umutsuz hissetmemize de neden olabilir.

Utanç. Biri size sürekli olarak geliştirmeniz gereken tüm yönlerinizi söylediğinde ne olur? Diğer insanları hayal kırıklığına uğrattığımız ya da beklenen kriterlere uymadığımız için utanç duymamıza neden olabilir. Kişisel gelişim ile ilgili çabalarımız tüm boş zamanımızı aldığında ve hiç bitmeyecekmiş gibi göründüğünde de bu düzeyde bir utanç duygusu hissedebiliriz. Odaklandığımız tek şey eksik olduğumuz ve iyileştirmemiz gereken alanlar olursa yeteneklerimizin ve iyi yaptığımız şeylerin bir envanterini çıkarmak için hiç zamanımız kalmaz.

Bağımlı Olabilir Misiniz?

Yalnızca kendimizi geliştirmeye önem veriyor olmamız elbette bağımlı olduğumuz anlamına gelmez. Bağımlılığın unsurları doğrultusunda, ruh sağlığı uzmanı Dr. Gregory Jantz, Ph.D. bu konuda kendinizi değerlendirmek için aşağıda sıralanan soruların cevaplarını düşünmenizi önermektedir. 

  • Bu davranış, hayatımda önemli olan diğer şeylere göre öncelikli mi?
  • Bunları yapmak bana daha iyi ya da kontrollü hissettiriyor mu?
  • Bunları yapmamak kendimi kötü ya da kontrolden çıkmış hissettiriyor mu?
  • Bunları yaparken saatin kaç olduğunu unutuyor muyum?
  • Böyle şeyleri başlangıçta planladığımdan daha uzun süre yapmaya meyilli miyim?
  • Bunları yapamadığımda veya yapmamayı düşündüğümde rahatsız oluyor ya da endişeleniyor muyum?
  • Bu konudaki davranışlarımın hayatımı veya ilişkilerimi bozduğu oldu mu?
  • Ne kadar kesmeye veya durdurmaya çalışsam da aynı davranışlara geri dönüp duruyor muyum?

Bu sorular sayesinde bağımlılığın çeşitli davranışlara uygulanabilecek genel unsurlarına bakmış oluyoruz. Bu maddeleri gözden geçirdiğinizde eğer kişisel gelişim çabalarınızın bahsedilenlere uyduğunu fark ediyorsanız, harekete geçmeyi düşünmenizin zamanı gelmiş olabilir. 

Atılabilecek Adımlar

Peki, kişisel gelişim arayışınız hayatınızı ele geçiriyor gibi görünüyorsa ne yapmalısınız? Aşağıdaki maddelerden bazıları size bu konuda yardımcı olabilir.

Yavaşlamak. Kendinizi geliştirme çabanızın hayatınızı nasıl ele geçirdiği üzerine düşünmek için zaman ayırmak oldukça yardımcı olabilir. Bunu yapmak, olumlu görünen davranışların aksine nasıl hayatınızı daha iyi yaşamanızı engelleyen bir şeye dönüştüğünü anlamanızı sağlayabilir. Geliştirmek istediğimiz alanlara çok fazla odaklanmak, zevk alınacak ve kutlanacak şeyleri gözden kaçırmamıza neden oluyor olabilir. Ayrıca hayatımızda ve ilişkilerimizde tamamı ile var olmamızı da engelleyebilir. Kişisel gelişim için ne kadar zaman ve para harcıyor olduğunuza bir bakın. Her zaman ipuçlarını, püf noktalarını ve kendinizi geliştirmenin yollarını aradığınızı hissediyor musunuz? Davranışlarınızın, çevrenizdeki diğer insanları nasıl etkileyebileceğini düşünmek için biraz zaman ayırmak isteyebilirsiniz. Kişisel gelişim çabalarınız insanları sizinle sohbet etmekten caydırıyor mu? Ya da yakınlarınız kendilerini nasıl geliştirebilecekleri konusunda onlara sürekli önerilerde bulunmanızdan dolayı hüsrana uğramış gibi görünüyor olabilir mi?

Kendini Kabul. Sürekli bir gelişme çabası ile kendimize yeterli olmadığımız, eksik olduğumuz ve mevcut halimiz ile değerli olmadığımız ya da iyi şeyleri hak ediyor olmadığımız mesajlarını verebiliriz. Yavaşlayarak kendinize hayatınızda iyi yaptıklarınıza bakmak için zaman ayırmak ve bu konuda kendinize izin vermek yardımcı olabilir. Bu aynı zamanda kendinize büyümek ve öğrenmek için yeterli krediyi vermek anlamına da gelebilir. Kendimizi olduğumuz gibi kabul etmek büyümeyi bıraktığımız anlamına gelmez. Bu sadece, büyük resme bakabildiğimiz, geliştirmek istediğimiz alanlarla birlikte güçlü yönlerimizi de kabul edebildiğimiz ve mükemmel olmaya ihtiyaç duymadan da değerli olduğumuz konusunda kendimize güvence verebildiğimiz anlamına gelir. Kendimizi ne kadar çok kabul edersek, çevremizdeki diğerler kişilerin de aynı şeyi yapmasına o kadar çok izin veririz. Kişisel gelişim için çeşitli yöntemler veya ipuçları öğrendikçe, heyecanlanmak ve bu bilgileri diğer kişilerle paylaşmak istemek doğal olabilir. Bilgi paylaşmak çoğu zaman faydalı ve takdir edilebilir olsa da bu konudaki paylaşımlar zamanla diğer insanların yetenekleri ve güçlü yönleri hakkında daha güvensiz hissetmelerine neden olabilir ve kendilerini kabul düzeylerini düşürebilir.

Hazır Bulunma. Kişisel gelişim endüstrisi, geride kaldığımızı, yeterli olmadığımızı veya daha iyi, daha güçlü ve daha verimli olmak için acele etmemiz gerektiğini hissettirerek hayatta kalıyor. Fakat büyümek için zorunlu bir çaba gösterdikçe, enerjimize ve zamanımıza gerçekten değecek ve bizim için faydalı olacak insanlar ve durumlardan uzaklaşıyoruz. Kendini kabul etme pratiği yaparak ve sürekli olarak kendimizi geliştirmek için koşuşturmayı bırakarak hayatımızdan daha dolu bir şekilde zevk alabiliriz. Belirli hedeflerimizin ve hedeflere ulaşmak için atılacak adımların farkında olmak, hayatlarımıza gerçek bir amaç sağlayabilir ve böylece bizi amaçsız ve sonuçsuz hissetmekten koruyabilir.

Farkında ve Minnettar Olma. Sürekli olarak kendimizi ve yaşamlarımızı iyileştirmenin yollarını ararken, iyi giden ve şu anda hayatımızda takdir edebileceğimiz şeyleri gözden kaçırmak kolay olabilir. Kasıtlı olarak farkındalık ve minnettarlık egzersizleri uygulamak, önümüzde durmakta olana nasıl odaklanacağımızı öğrenmede ve hayatımızda olduğu için minnettar hissedebileceğimiz şeylerin envanterini çıkarmada yardımcı olabilir. Bu egzersizlerden bazıları meditasyon, aşamalı gevşeme, solunuma odaklanma ve yogadır

Güçlü Yönlere Değer Verme. Kişisel gelişim, hayatımızda iyileştirilmesi gereken bir alan olduğunu veya iyileştirilmesi gereken bir özelliğimiz veya davranışımız olduğunu öne sürer. Fakat zaten hiçbirimiz mükemmel değiliz ve her zaman geliştirilebilecek alanlarımız olmaya devam edecek. Dolayısı ile geliştirilecek alanlarımızın olması güçlü yanlarımızın veya olumlu niteliklerimizin, özelliklerimizin veya davranışlarımızın olmadığı anlamına gelmez. Bir süredir kendinizi geliştirmeye fazlaca odaklandıysanız ve bunun hayatınızı çok fazla ele geçirdiğini düşünüyorsanız, güçlü yönlerinizi kasıtlı olarak belirlemek için zaman ayırmanız iyi olabilir. Ayrıca, mevcut güçlü yönlerinizi nasıl daha yaratıcı şekillerde kullanabileceğinizi düşünmek de faydalı olabilir.

Özetle, kişisel gelişim genellikle iyi bir şey olabilir. Ancak, hayatınıza hükmetmeye başlarsa veya asla yeterince iyi olamayacağınızı hissetmenize neden olursa bu bir sorun olabilir. Kendinizi geliştirme arayışınız, mutluluğunuzu tüketerek veya sizi sıkıntıya sokarak hayatınızı ele geçiriyor gibi görünmeye başladıysa, profesyonel yardım almanın zamanı gelmiş olabilir. Bir terapist sağlıklı, gerçekçi ve üretken yollarla kişisel gelişim hedeflerine ulaşmanın yollarını bulmanıza yardımcı olabilir. 

Çeviren: Gülçin B. Yılmaz

Orijinal Kaynak:

Clarke, J. (2020, 12 Kasım). Can You Be Addicted to Self-Improvement?. Elde edilme tarihi: 15 Haziran 2021, https://www.verywellmind.com/can-you-be-addicted-to-self-improvement-4174464

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu