Blog

Normalin Etimolojisi- İlayda Demirkaynak

Bu sorunun cevabını araştırdığımız zaman karşımıza çıkan ilk şeyler alışılagelen, kurala uygun olan, doğal, olağan gibi birbirinin ince sınırlarında bulunan kavramlardır lakin normal çoğu zaman bundan çok daha fazlasını barındırır.

“Normal” Fransızca’da ‘normale’ “kurala uygun, kurallı” sözcüğünden kök alır. Fransızcadan diğer dillere yaygın olarak geçen bu söz öbeği aslen Latince ‘normalis’ “gönyeli, ölçüye uygun” sözcüğünden gelmektedir. Bu sözcük Latince norm “gönye” sözcüğünden +alis son ekiyle türetilmiştir.

Beynimiz yıllar boyunca öğrendiğimiz tüm bilgileri harmanlayarak kıstaslar, normlar ve ilişkilendirmeler yaratır ve bunlar genelde kontrolümüz dışında milisaniyeler içinde gerçekleşirler. Aynı zamanda zihnimiz üzerinde yaratılmış normlar, anormal olanı da yine milisaniyeler içinde algılamamızı sağlar. Örneğin ‘’Kocaman bir fare minik filin hortumuna tırmandı” şeklinde tasavvur etmek, alışageldik bir durumdan daha kısa zaman alacaktır.

Normlar, tarihsel bir yığılma sonucu anormal olanın zamanla olağan bir biçim alarak insan eliyle yaratılmış normlar hiyerarşisine evrilmiş halidir. Pek çok teori toplum ve birey arasındaki ilişkiyi ‘’normlar sistemi’’ üzerinden açıklamaya çalışmıştır.

Emile Durkheim’ın temellerini attığı yapısal işlevselci ekole göre norm, toplumsal bir değer sistemi ve bir anlaşmayı yansıtmaktadır. Ona göre toplum bir ahenk ve uyum ürünüdür, uyum ise ancak kurallardan ve normlardan yoksun kalmamak ile açıklanabilir.

Diğer bir taraftan çatışmacı ekole göre ise norm, sürekli kendini yenileyen toplumsal sorunlar karşısında gelişmiş bir çözüm sürecini tetiklemektedir.

Amerikalı sosyolog Talcott Persons’a göre ise normlar ile toplumsal kimlik arasında karşıtlık mevcuttur. Bu düşünceye göre normlar, bireyin inançlarını yansıttığı ve kişi güdülenmesinin bir parçası olduğu için; birey, topluma uyum sağlamak ister ve bundan dolayı toplumun normlarını uyumlu bir şekilde kabul eder.

Normlar pek çok şekilde bazen gerekli bazen alınıp taşınan her türlü kırıntılardan biriken kültürel yığınlar olsa da hayatımızın her an her köşesinde kaçamadığımız çarpışmalardır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu